| |
Kıbrıs adasında yaşayan
toplumlar arasında uzun yıllardır süregelen siyasi sorunlar AB'nin Lüksemburg
kararları sonrasında yeni bir boyuta taşınmıştır. Sorunların dünya
gündemindeki önemi artmış, uluslararası alanda adadaki sorunların
çözümüne yönelik arayışlar hızlanmıştır. Sözkonusu
arayışların kısa vadede olmasa da orta vadede çözümle sonuçlanması
kuvvetle muhtemeldir. Ancak, ortaya çıkacak çözümün
eşitliğe dayalı kalıcı bir çözüm olabilmesi, KKTC ekonomisiyle
Kıbrıs Rum Kesimi arasındaki ekonomik farklılığın giderilmesiyle mümkün
olacaktır. Bu da, KKTC ekonomisinin güçlendirilmesinin gereğine
işaret etmektedir. Güçlü bir KKTC ekonomisi ve adada eşitliği
kabul eden bir çözüm Türkiye'nin de, özellikle dış
politikadaki, hareket imkanını artıracaktır.
KKTC'nin bir ada ülkesi
olması ve uzunca bir süredir uluslararası alanda çözülemeyen
bir sorunlar yumağının merkezinde yer alması nedeniyle ekonomisine ilişkin
değerlendirmeler; tarihsel gelişim, uluslararası siyaset ve toplumlararası
müzakereler açılarından oldukça detaylı bir incelemeyi gerektirmektedir.
Rapor hazırlanırken sözkonusu açılardan yapılan çalışmalardan
faydalanılmıştır. Ancak, raporda bu alanlara girilmemiş, daha önce
üzerinde fazla durulmamış olan KKTC ekonomisi ve yatırım olanakları incelenmiştir.
Rapor, KKTC ekonomisinin
yapısı ve sorunlarını ortaya koymanın yanısıra, sözkonusu sorunların çözümüne
ilişkin öneriler geliştirmeyi de amaçlamaktadır. Raporun
ikinci bölümünde KKTC ekonomisine ilişkin bir durum tespiti
yapılacaktır. Bu bölümdeki tespitler makroekonomik gelişmelere ilişkin
olup, ekonominin yapısını tanıtmayı amaçlamaktadır. Üçüncü
bölüm, KKTC ekonomisinin gelişmesinin önündeki kısıtların
incelenmesine ayrılmıştır. Dördüncü bölümde, yatırımların
ve ekonomik gelişmenin hızlanması için bazı öneriler ortaya atılacaktır.
Sonuç bölümü ise genel bir değerlendirme niteliği
taşımaktadır. |
|