| |
KKTC hükümetinin
ekonominin yeniden yapılandırılması için bir dizi reform uygulaması gerekmektedir.
Bu reformların başında serbest piyasa ekonomisinin daha iyi işlemesi,
ekonomide kamunun ağırlığının küçültülmesi ve
ekonomide etkinliğin artırılması gelmektedir.
4.1. Yapısal Reformlar
* Kamu açığının azaltılması için vergi denetiminin
iyileştirilmesi ve kamunun boyutunun küçültülmesi gerekmektedir.
KKTC ölçeğindeki bir ekonomi için vergi kaçağının
kısa zamanda önlenmesi bugünün teknolojik olanaklarından faydalanarak
çok zor olmayacaktır.
* Kamu kesiminde istihdam daha fazla artırılmamalıdır. Personel ihtiyacı
olduğunda kurumlar arası geçiş sağlanmalıdır.
* Ekonomik gelişmenin önünde ciddi bir engel oluşturan
vergi sistemi yeniden düzenlenmeli, kurumlar ve gelir vergisi oranları düşürülmeli
ve enflasyon muhasebesine geçilmelidir.
* Özelleştirmenin kapsamı, kamunun küçültülmesi,
ekonomide etkinliğin artırılması ve sektörel gelişimin hızlandırılması
perspektifiyle genişletilmeli ve hızlandırılmalıdır. Varolan kapasitelerin
ancak 2000 yılına kadar talebi karşılayacağı dikkate alınırsa, özellikle
elektrik üretimi ve dağıtımının özelleştirilmesi vakit geçirilmeden
gerçekleştirilmelidir.
* Sektörel gelişimi hızlandırıcı bir araç olarak, gerek
KKTC'li gerekse Türkiyeli yatırımcılara açık olmak üzere, yap-işlet-devret
sistemi kullanılmalıdır.
* Tüm kamu ve özel sektör işletmelerine eşit
koşullarda uygulanmak üzere rekabet yasası hazırlanmalı ve oluşturulacak
bir rekabet kurulu vasıtasıyla kanunların etkin bir şekilde uygulanması sağlanmalıdır.
* Sosyal güvenlik sisteminde, kamu ve özel sektör çalışanları
arasındaki farklar giderilmeli, özel sosyal güvenlik kurumlarına olanak
tanınan ve çalışanların kendi tasarruflarının sahibi olduğu bir
sisteme geçilmelidir. Kamu ve özel sektörde çalışanların
primlerinin bir sektörden diğerine geçerken taşınabilmesi
sağlanmalıdır.
* Tarımsal teşvik sistemi gözden geçirilerek göreli
fiyat yapısını ve kaynak dağılımındaki etkinliği bozan uygulamalar
kaldırılarak tarım üreticilerinin gelir düzeylerini korumayı amaçlayan
bir sisteme geçilmelidir.
* Ekonomi politikası belirlenirken serbest piyasa ekonomisi esasları
içinde toplumsal uzlaşma ve karar alma mekanizmalarına özel sektörün
temsilcilerinin de katılımı, alınacak kararların verimini artırmak açısından
gereklidir.
4.2. Altyapı ve sektörel
gelişme için alınması gereken önlemler:
* Gerek hizmetler, gerekse tarım ve sanayi alanlarında kapsamlı fizibilite
çalışmaları ve bu çalışmalar neticesinde, yatırımcıların
uzun vadeli karar almasını kolaylaştıracak makro planlar hazırlanmalıdır. Bu
çerçevede, elektronik chip üretimi, yazılım, yüksek öğrenim,
sağlık, alternatif turizm, çiçekçilik, lüks meyve-sebze,
balıkçılık, çiflik balıkçılığı, marinacılık, tekne imalatı
vb. sektörleri de içerecek biçimde, rekabet gücü olabilecek
sektörler hakkında detaylı fizibilite çalışmaları yapılmalıdır.
Türkiye, KKTC'nin kendi olanaklarının yeterli olmaması durumunda, fizibilite
ve plan çalışmaları için her türlü teknik ve mali desteği
sağlamalıdır. Fizibilite çalışmaları, insan kaynakları alanını
da kapsamalı; özellikle, küçültülmeye çalışılan
kamu kesiminde ihtiyaç fazlası personelin, ekonomiye katkı sağlayacak
projelere yönlendirilmesinde, bu fizibilite çalışmalarından yararlanılmalıdır.
* Fizibilite çalışmalarının sonuçlarına göre,
ihtiyaç duyulması halinde, çeşitli uzmanlık alanlarında, kalifiye
eleman yetiştirmek üzere uzmanlık kursları açılmalıdır.
* Teşvik sistemi, fizibilite çalışmaları neticesinde
belirlenecek alanlar ve öncelikler çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir.
* Turizmde altyapı, insangücü, ulaştırma alanlarında
yatırım yapılmalı ve ürün çeşitlenmesine gidilmelidir. Özellikle
sağlık, kongre, doğal-yaşam vb. alanlarda uzmanlaşma mümkündür.
Marinacılık da gelişmeye müsait ve potansiyeli olan bir alan olarak gözükmektedir.
* Turizmin gelişmesi için, Singapur gibi tamamen lüks
tüketimle desteklenen bir serbest bölge sisteminin faydaları incelenmelidir.
* Turizmde kalifiye eleman eksikliğini gidermek için bir
turizm yüksek okulu açmak faydalı olacaktır.
* Ercan havaalanı ve feribot yolcu salonları, turizm potansiyeli dikkate
alınarak genişletilmeli ve yenilenmelidir.
* Türkiye'de faaliyetlerinin durdurulmasından sonra büyümesi
olası gözüken kumarhane ekonomisinin önümüzdeki dönemde
kontrol altına alınması gerekmektedir.
* KKTC'nin eğitimdeki en önemli avantajı temiz, sakin ve
huzurlu bir eğitim ortamı sunmasıdır. Çok sayıda üniversite ve
bölüm açılmasıyla değil, kaliteli eğitimin sağlanmasıyla
çok sayıda üniversite öğrencisinin çekileceği
unutulmamalı, sağlanan potansiyelin düşmemesi için kaliteden
ödün verilmemelidir. Üniversitelere yapılan altyapı yatırımları desteklenmelidir.
* Yurdışındaki ciddi ve kaliteli eğitim verdiği bilinen
üniversiteler ile yapılacak ortaklıklar desteklenmelidir. KKTC'deki yüksek
öğrenim kurumlarıyla özellikle ABD ve İngiltere'deki iyi eğitim
veren üniversiteler arasında öğretim üyesi, öğrenci
değişimi, burs gibi konularda işbirliği olanakları geliştirilmelidir.
* Tarım ve suyu girdi olarak kullanan çeşitli imalat sanayii
sektörlerinin gelişmesinin önündeki temel sorunlardan biri olan
kaliteli ve yeterli su sorununun çözümü için, boru ya
da balon ile su taşıma dahil, başlatılan projeler ivendilikle sonuçlandırılmalıdır.
* Narenciye üretiminde damla sulamaya geçilmesi su tüketimini
azaltabilecektir. Yeşilırmak baraj projesinin hayata geçirilmesi de
denize akan suyun kazanılması anlamına gelecektir. Bu iki projenin su açığını
büyük ölçüde karşılaması beklenmektedir. Ancak,
oldukça masraflı yöntemlerle sağlanan suyun maliyeti yüksek
olacak ve özellikle tarım fiyatlarını etkileyecektir. Bu nedenle, meyva ve çiçekçilik
gibi tarım ürünlerine geçiş beklenmelidir.
4.3. Türkiye-KKTC
Ekonomik İşbirliğinin Geliştirilmesi:
Türkiye KKTC ile
ekonomik ve mali işbirliği alanında bir dizi anlaşma ve protokol
imzalamıştır. Türkiye, bu anlaşma ve protokoller çerçevesinde,
ekonominin gelişmesi, ulaşım ve ihracat pazarı sorunlarının aşılabilmesi
için KKTC'ye yardım etmektedir. 1996 yılında KKTC Türkiye'den 74.4 milyon
$ devlet yardımı almıştır. Bu rakam, KKTC nüfusu göz önüne
alındığında kişi başına 406 $ tutarında bir yardım anlamına gelmektedir.
Bu tutarın daha da artırılması gündemdedir. Ancak, bir yandan Türkiye'deki
kanunların zaman zaman imzalanan protokollerle uyumlu olmaması, mevzuatların karşılıklı
uyumlaştırılmasında görülen aksaklık ve gecikmeler, diğer
yandan, KKTC ekonomisinin kamu ağırlıklı ve etkinlikten uzak yapısı, Türkiye'nin
maddi ve teknik yardımlarının hedeflenen faydanın gerisinde kalmasına neden olmaktadır.
Bu tıkanıklıkların giderilebilmesi ve KKTC ekonomisinin gelişmesi için
aşağıdaki önlemlerin alınması faydalı olacaktır:
* Türkiye, KKTC'deki elektrik, su ve ulaştırma gibi büyük
ölçekli sorunlarının çözümüne yardımcı olacak projelerin
geliştirilmesi ve gerçekleştirilmesi konusunda teknik ve mali
destek sağlamalıdır.
* Türkiye tarafından KKTC hükümetine yapılan parasal yardımların
tamamı proje bazında verilmeli; proje safhaları gerçekleşmeden kredi
dilimleri serbest bırakılmamalıdır. KKTC'de kamunun ekonomi içindeki ağırlığının
küçülmesi sürecine paralel olarak, Türkiye'nin yardımlarının
giderek artan bir bölümü yine sıkı denetlenen projeler bazında KKTC
özel sektörüne tahsis edilmelidir.
* KKTC'de gerçekleştirilen altyapı yatırımlarına Türkiye
sadece proje bazında parasal yardım vererek ve bu yatırımları üstlenecek Türkiye'li
ve KKTC'li müteahhitleri teşvik sisteminden yararlandırarak katkıda bulunmalıdır.
Bu yatırımların ihale süreçleri her iki ülke yetkililerinin temsil
edileceği bir ortak kurul tarafından denetlenmelidir.
* KKTC'nin de kalkınmada öncelikli yöre kapsamına alınmasıyla,
gerekli uyum çalışmaları kısa süre içinde tamamlanarak,
her iki ülkenin de gerçek ve tüzel kişileri KKTC'ye yapacakları
yatırımlarda Türkiye'nin teşvik sisteminden eşit biçimde
yararlandırılmalıdır.
* Türkiyeli yatırımcıların KKTC'deki yatırımlarının özendirilmesi
bakımından, ihraç edilen sermaye tutarının Türkiye'de itfa edilmesine
imkan tanınmalıdır.
* KKTC ekonomisinde egemen olan üretim yapısının küçük
ve orta ölçekli işletmeler olduğu ve bu işletmelerin
esneklik, istihdam, rekabet ve sosyal yapı açılarından taşıdıkları önem
dikkate alınarak, KOBİ'ler de teşvik sistemi kapsamına dahil edilmelidir.
* GB kararlarını etkilemeyecek şekilde, Türkiye ile KKTC'nin
ticari ilişkilerinin genişletilmesi yolları araştırılmalı ve uygulanmalıdır.
Bu çerçevede düşünülebilecek alternatiflerden
birisi de gümrük birliği kapsamı dışında kalan ürünlerle
sınırlı kalmak üzere bir serbest ticaret anlaşması yapılmasıdır. Bu anlaşma
kapsamı dışında kalan KKTC mallarına Ortak Gümrük Tarifesi uygulayacak
olan Türkiye, alınan gümrük vergilerini bir fon üzerinden telafi
edebilir.
* KKTC'den gelen ve miktarı Türkiye piyasası için küçük,
ancak KKTC için büyük bir ekonomik faaliyet anlamına gelen malların
Türkiye'ye girişindeki bürokratik ve yasal zorluklar giderilerek
serbest piyasa koşullarında rekabet edebilen KKTC kaynaklı ürünlerin
Türk piyasasına girmesine imkan tanınmalıdır. Ayrıca, KKTC'de üretilen
malların Türkiye piyasasına rahatça girişi ve dolaşımının
önündeki engellerden olan sağlık belgesi sorunu KKTC tarafından
düzenlenen belgelerin kabul edilmesi suretiyle aşılmalıdır. Bu belgelerin
kabul edilebilirliğini sağlamak üzere KKTC'nin Türk yetkililerle
işbirliği yapması uygun olacaktır.
* KKTC ile Mersin serbest bölgesi arasında ticari işbirliği
olanakları araştırılmalıdır.
* KKTC'de turizmin önündeki en önemli engel olan ulaştırma
sorununun çözümü için, Türkiye'den hızlı feribot
seferleri imkanları araştırılmalıdır. Türkiye'nin yabancı ülkelerdeki
turizm ofislerinde KKTC'nin de tanıtımı ve tur işlemleri yapılmalıdır.
* KKTC'de kayıtlı yatlara tanınacak Türk bayrağı çekme
hakkı marinacılığın gelişmesine katkıda bulunacaktır.
* Taşımacılık büyük sermaye gerektiren bir alan olması
nedeniyle Türkiye tarafından desteklenmelidir.
* SSK ve Emekli Sandığı'nın huzurevleri, bazı uzmanlık hastaneleri,
devlet üniversitelerine bağlı kimi enstitülerin KKTC'ye kaydırılması
değerlendirilmelidir. |
|