TÜSİAD Rekabet Hukuku Bülteni – Ağustos 2026

Rekabet Bulteni

Rekabet Hukuku Bülteni, Rekabet Hukuku Çalışma Grubu altında faaliyet gösteren Bülten Alt Çalışma Grubu tarafından her ay hazırlanmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında rekabet hukuku alanında yaşanan gelişmeleri derleyen bülten, TÜSİAD üyeleri ile düzenli olarak paylaşılmaktadır.

TÜRKİYE

Rekabet Kurumu, İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu’nu yayımladı

Rekabet Kurumu (“Kurum”), ilaç sektörünün rekabetçi yapısını ve sektörde ortaya çıkan yapısal sorunları değerlendirmek amacıyla yürüttüğü sektör incelemesi kapsamında İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu’nu (“Ön Rapor”) yayımladı. Ön Rapor’da, bir ilacın geliştirilmesinden perakende kanalda hastalara ulaştırılmasına kadar geçen süreçte rekabeti etkileyen unsurlar üretim, pazara giriş ve dağıtım aşamaları bakımından ele alındı.

Bu kapsamda Ön Rapor’da; patent uygulamaları, ruhsatlandırma ve geri ödeme süreçlerinin rakiplerin pazara girişini zorlaştıracak şekilde kullanılması, ecza depoculuğundaki münhasırlık ilişkileri ile DMO Sağlık Market ve Kamu Kurum İskontosu uygulamalarının rekabet üzerindeki etkileri incelendi.

Ayrıca, mevzuattan yararlanılarak gerçekleştirilebilecek atipik rekabet ihlalleri ile ilaç üreticileri ve ecza depoları arasındaki münhasırlık uygulamalarına dikkat çekildi. Bunun yanında, mevcut yasal, idari ve mali çerçeve içinde sektörün rekabetçi yapısının güçlendirilmesine yönelik düzenleme önerileri sunuldu.

DÜNYA

Avrupa Komisyonu, birleşmelerin dinamik etkilerine ilişkin ekonomik çalışmasını yayımladı

Avrupa Komisyonu (“Komisyon”), birleşme kontrolü alanında son yirmi yılın en kapsamlı gözden geçirme süreci kapsamında 30 Nisan 2026 tarihinde yeni Birleşme Kılavuzları taslağını yayımlamıştı. 24 Ağustos 2026 tarihinde ise Komisyon, bu sürecin ekonomik ayağını oluşturan “Economic Study on the Dynamic Effects of Mergers” başlıklı çalışmasını (“Çalışma”) yayımladı. Çalışma, birleşmelerin inovasyon ve yatırım, pazara giriş ve çıkış ile ilgili pazarlardaki rekabet üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin değerlendirilmesine yönelik analitik bir çerçeve ortaya koymaktadır.

Bu kapsamda Çalışma’da, dinamik birleşme etkilerinin değerlendirilmesine yönelik kavramsal bir yaklaşım geliştirildi. Bu doğrultuda, (i) yatay birleşmelerden kaynaklanan rekabet karşıtı dinamik etkiler, (ii) yatay birleşmelerden kaynaklanan rekabeti artırıcı dinamik etkiler, (iii) kapama etkileri ve rekabeti artırıcı etkiler de dahil olmak üzere yatay olmayan birleşmelerin dinamik etkileri ve (iv) yerleşik teşebbüslerin pazar konumunun güçlenmesi ayrı ayrı ele alındı. Ayrıca, dinamik zararlar ile faydaların nasıl dengelenebileceğine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Çalışma’da ayrıca biyofarmasötik, kuantum bilişim ve temiz teknolojiler olmak üzere üç stratejik sektör incelendi. Bu kapsamda, AB’de yatırım ve inovasyonun önündeki mevcut güçlükler ve darboğazlar sektör bazında değerlendirildi ve birleşme kontrolü de dahil olmak üzere farklı politika araçlarının bu sorunların giderilmesine nasıl katkı sağlayabileceği ele alındı.


Avustralya Rekabet ve Tüketici Komisyonu, devralma işlemlerinde bildirim muafiyetine ilişkin kılavuz yayımladı

Avustralya Rekabet ve Tüketici Komisyonu (Australian Competition and Consumer Commission – ACCC), Ağustos 2026’da devralma işlemlerinde bildirim muafiyetine ilişkin bir kılavuz (Guidance on Notification Waivers for Acquisitions, “Kılavuz”) yayımladı. Kılavuz, 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu birleşme kontrol rejimi kapsamında, belirli işlemlerin bildirim yükümlülüğünden muaf tutulmasına yönelik başvuru sürecini açıklamaktadır. Bildirim muafiyeti, özellikle rekabet veya tüketiciler bakımından açıkça esaslı bir risk doğurmayan işlemlerin daha hızlı şekilde sonuçlandırılmasını amaçlamaktadır.

Kılavuz’da, muafiyet başvurularının özellikle rekabetçi örtüşmenin sınırlı, pazar yoğunlaşmasının düşük ve işlemin karmaşık rekabet hukuku endişeleri doğurmadığı haller bakımından uygun olacağı belirtildi.

Buna karşılık, potansiyel rekabet kaybı, yüksek pazar yoğunlaşması, güçlü bir rakibin devralınması veya seri devralmalar gibi hususların bulunduğu işlemlerde muafiyet mekanizmasının uygulanmasının kural olarak uygun olmayacağı ifade edildi.

ACCC’nin değerlendirmede tüketici menfaatleri, bildirim eşiklerinin uygulanma ihtimali ve işlemin rekabeti önemli ölçüde azaltma olasılığı dahil olmak üzere belirli zorunlu unsurları dikkate alacağı açıklandı.


Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi, pazar tedbirlerine ilişkin stratejik incelemesinde geçici kararını yayımladı

Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (Competition and Markets Authority, “CMA”), 12 Ağustos 2026 tarihinde pazar tedbirlerine ilişkin stratejik incelemesi kapsamında geçici kararını (Provisional Decision: Strategic Review of CMA Markets Remedies) yayımladı. İnceleme, 1987-2017 yılları arasında kabul edilen toplam 33 taahhüt ve kararın güncelliğini ve gerekliliğini değerlendirmektedir. CMA, değişen piyasa koşulları, düzenleyici çerçeve ve ilgili teşebbüslerin mevcut durumunu dikkate alarak tedbirlerin kaldırılması, değiştirilmesi veya korunması gerekip gerekmediğini ele aldı.

Geçici kararda seyahat, ilaç, yayıncılık, otomotiv, ödeme koruma sigortası, bağımsız denetim ve kısa vadeli kredi piyasaları dahil çeşitli alanlardaki çok sayıda tedbirin kaldırılması önerildi. Buna karşılık, LPG, yerel otobüs hizmetleri ve cari hesap değiştirme hizmetlerine ilişkin bazı tedbirlerin korunması öngörüldü. Konut kredileri, özel motorlu araç sigortası ve bireysel bankacılığa ilişkin bazı düzenlemeler bakımından ise kısmi değişiklik yapılması planlandı. CMA, geçici kararına ilişkin görüşleri 11 Eylül 2026 tarihine kadar kabul edeceğini ve nihai kararını Ekim 2026’da yayımlamayı planladığını belirtti.


Güney Afrika Rekabet Komisyonu, teknoloji ürünlerinin satış sonrası pazarlarına ilişkin taslak kılavuz yayımladı

Güney Afrika Rekabet Komisyonu (Competition Commission), 21 Ağustos 2026 tarihinde teknoloji ürünlerine yönelik onarım, servis ve bakım gibi satış sonrası pazarlara ilişkin taslak kılavuzu (Draft Guidance on Repair, Service, and Maintenance Aftermarkets, “Taslak Kılavuz”) yayımladı. Taslak Kılavuz’da, bu pazarlardaki kısıtlamalara yönelik incelemelerde ilgili pazarın nasıl tanımlanacağı, pazar gücünün nasıl değerlendirileceği ve rekabeti azaltabilecek veya engelleyebilecek davranışların nasıl ele alınacağı açıklandı.

Taslak Kılavuz’a ilişkin görüşlerin 21 Eylül 2026 saat 16.00’ya kadar sunulabileceği ve görüşlerin değerlendirilmesinin ardından nihai kılavuzun yayımlanacağı belirtildi.


ABD Federal Ticaret Komisyonu, kişiselleştirilmiş fiyatlandırmaya ilişkin uygulama politikası taslağını kamuoyu görüşüne açtı

ABD Federal Ticaret Komisyonu (Federal Trade Commission, “FTC”), 19 Ağustos 2026 tarihinde kişisel veriler kullanılarak tüketicinin ödemeye razı olduğu düşünülen tutara göre fiyat belirlenmesini ifade eden kişiselleştirilmiş fiyatlandırmaya ilişkin uygulama politikası taslağını (Enforcement Policy Statement Regarding Personalized Pricing, “Taslak Politika”) kamuoyu görüşüne açtı.

FTC, kişiselleştirilmiş fiyatlandırmayı her durumda yasaklama yetkisine sahip olmadığını belirtmekle birlikte, bu uygulamanın haksız veya aldatıcı uygulamalara ilişkin kurallara tabi olduğunu vurguladı. Bu kapsamda, kişisel verilerin fiyat belirleme amacıyla toplandığının veya kullanıldığının açıklanmaması ya da sabit olduğu izlenimi verilen bir fiyatın gerçekte tüketiciye göre değişmesi hukuka aykırılık riski doğurabilecek uygulamalar arasında sayıldı.

Taslak Politika’ya ilişkin görüşlerin 18 Eylül 2026 tarihine kadar sunulabileceği belirtildi.


Kanada Rekabet Bürosu, kartel soruşturmalarında pişmanlık programlarına ilişkin sadeleştirilmiş kılavuz yayımladı

Kanada Rekabet Bürosu (Competition Bureau), 7 Ağustos 2026 tarihinde bağışıklık ve pişmanlık programlarına ilişkin sadeleştirilmiş bir kılavuz (Immunity and Leniency Programs: A Simple Guide) yayımladı. Kılavuz, kartel faaliyetlerinin bildirilmesi halinde uygulanabilecek bağışıklık ve cezada indirim mekanizmalarının temel koşullarını açıklamaktadır.

Kılavuzda, kartel faaliyetini ilk bildiren ve Rekabet Bürosuyla tam ve dürüst şekilde iş birliği yapan tarafın cezai kovuşturmadan tam bağışıklık elde edebileceği belirtildi. Daha sonra başvuran tarafların ise ihlale katılımlarını sona erdirmeleri ve soruşturma sürecinde sürekli iş birliği sağlamaları koşuluyla cezada indirimden yararlanabileceği açıklandı. Programların fiyat tespiti, pazar paylaşımı, arzın kısıtlanması, ihaleye fesat karıştırma, ücret tespiti ve çalışan ayartmama anlaşmaları gibi kartel türlerini kapsadığı belirtildi.