TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner'in Mesajı

Hem ülkemiz, hem de dünya açısından birçok önemli gelişmenin yaşandığı bir yılı geride bıraktık. Geçtiğimiz dönemde, dünyayı etkisi altına alan küresel mali kriz, birçok ülkeyi ekonomi alanında yeni önlemler almaya ve ekonominin yapısal bileşenlerini gözden geçirmeye yöneltti. Dünya 2011’e ise “kur savaşları” adı verilen küresel bir ekonomik olgu ile girdi. Geçen sene bu zamanlar küresel krizden çıkış süreci tartışılırken, bugün küresel krizden çıkışın netameli bir süreç olacağı ve ancak eşgüdüm içinde, yapısal tedbirler ile sağlanabileceğini tartışmaktayız.

 
Türkiye’de ise 2010 yılının en sıcak gündemini referandum süreci oluşturdu. Bu çerçevede yeni bir anayasa gereksinimi tüm yönleriyle tartışıldı. Kürt sorunu ve sivil-asker ilişkileri kapsamında değerlendirilebilecek konular da siyasetin gündeminde yer aldı. Eksen kayması tartışmaları dış politika tercihlerinin sıklıkla ele alınmasına neden oldu. Ekonomi gündeminin ana maddelerini ise bu sene de küresel kriz sonrası yeni finansal düzen ve istihdam konuları oluşturdu.
 
TÜSİAD’ın 21 Ocak tarihli 40. Genel Kurul toplantısının ardından yeni Yönetim Kurulu belirlendi. Yönetim Kurulu olarak, çalışma programımızı Türkiye ve dünya gündemindeki konuları yatay kesen bir doğrultuda hazırlayarak, bir basın toplantısı yoluyla kamuoyu ile paylaştık. TÜSİAD’ın kamuoyu ile paylaştığı plan çerçevesinde, yıl boyunca, sürdürülebilir kalkınma, demokratikleşme süreci, yeni anayasa, küresel ekonomik kriz sonrası yeniden yapılanma, iş ve yatırım ortamının geliştirilmesi, istihdam ve dış politika başlıklarında çalışmalarımızı yoğunlaştırdık.
 
TÜSİAD Yönetim Kurulu küresel yönetim alanlarını kapsayan uluslararası toplantılara katılım sağlayarak, dünya gündemini de yakından takip etti ve Türk iş dünyasını başarıyla temsil etti. Bu çerçevede, 2010 yılında, Güney Kore’nin başkenti Seul’de gerçekleştirilen G20 İş Zirvesi’nin iş dünyası ayağını oluşturan B20 Zirvesi’nde Türk özel sektörünü temsil ettik. Küresel ekonominin nabzını tuttuğumuz bu toplantılarda iş dünyası örgütleri ile özel sektörün beklentileri ele alındı. Toplantılar sonucunda 12 alt başlıktaki yaklaşık 70 öneri G20 zirvesine taşınmak üzere devlet başkanları ve başbakanlara iletildi. Bu öneriler ayrıca kamuoyu ve ekonomi yönetiminin bilgisine sunduk. Keza yıl içerisinde BUSINESSEUROPE Başkanlar Konseyi toplantılarında Türk iş dünyasını temsil ederek, özellikle yeni gelişen piyasa ekonomilerinin, AB nezdindeki temsilcisi görevini de gördük.
 
Türkiye’de ise ekonomi gündemini izlemeye, yönlendirmeye ve ilgili konuları yayınlarımızla detaylı olarak incelemeye devam ettik. İç denetim, e-devlet, fikri haklar, kurumsal yönetim konularında raporlar yayınlayarak kamuoyuna sunduk. TÜSİAD, bünyesindeki komisyon çalışmalarının yanı sıra, Koç Üniversitesi-TÜSİAD Ekonomik Araştırma Forumu ile istihdam, kadınların işgücüne katılımı, küresel kriz ve iktisadi dalgalanma konularında siyasetçilerin, uzmanların ve akademisyenlerin katılımıyla çok verimli toplantılar gerçekleştirdi. Sabancı Üniversitesi-TÜSİAD Rekabet Forumu ve SEDEFED ile birlikte, Rekabet Kongresi’ni gerçekleştirdik.
 
TÜSİAD Yönetim Kurulu, 2010 yılında özel sektör karar vericileri arasındaki etkileşimi artırmak ve kurumun makro ekonomik analiz yeteneğini geliştirmek amacıyla “TÜSİAD CEO Forumu” başlığında yeni bir yapı oluşturdu. Reel üretim ve hizmet sektörlerini ağırlıklı olarak temsil eden TÜSİAD üyesi CEO’lar ve yönetim kurulu başkanlarından oluşan bu yapı kapsamında Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı ve T.C. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ile tematik toplantılar gerçekleştirildi. Bu girişim daha sonra, geçtiğimiz günlerde oluşturulan ve kamuoyu ile paylaşılan Türkiye Sanayi Stratejisi’ne de girdi sağladı.
 
TÜSİAD ayrıca Türkiye’de sürdürülebilir büyüme temelli, üretkenliğin artırılmasına yönelik uygulanabilir bir sanayi politikasının oluşturulmasına katkı sağlamak amacıyla “Sanayi Politikaları Forumu”nu oluşturdu. “Sanayi Politikaları Forumu Yuvarlak Masası” etkinliğinin ilki Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın katılımı ile gerçekleştirildi.
 
Enerji alanındaki çalışmalarına da devam eden TÜSİAD, kasım ayında, global enerji trendleri üzerine güvenilir bir kaynak olan “World Energy Outlook” raporunun 2010 yılı Türkiye tanıtımına ev sahipliği yaptı.
 
Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine desteğini sürdüren TÜSİAD, dış politika faaliyetleri kapsamında AB ile ilgili çalışmalarına devam etti. TÜSİAD heyeti, Haziran ayında, Brüksel’de düzenlenen Avrupa İş Dünyası Zirvesi’ne katılarak, üst düzey temaslarda bulundu. AB kurumları ve iş çevreleriyle görüşmelerde bulunan heyet, AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Štefan Füle ile bir görüşmeler gerçekleştirerek, Türkiye-AB ilişkilerinin gündeminde bulunan konuları ele aldı ve müzakere sürecinde kaydedilen gelişmeler değerlendirildi.
 
Avrupa’nın önemli iş ve siyaset kurumları ile temaslarımıza da 2010 yılında ağırlık verdik. TÜSİAD Yönetim Kurulu, İspanya’nın başkenti Madrid’i ziyaret ederek, İspanya Kralı Juan Carlos tarafından kabul edildi. Ekim ayında ise, Almanya’nın başkenti Berlin’i ziyaret ederek temaslarda bulunduk. TÜSİAD heyetinin temasları kapsamında, Türkiye’nin AB sürecinin yanı sıra, Türkiye ile Almanya arasındaki politik, ekonomik ve sosyal ilişkiler ele alındı.
 
Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkileri güçlendirmek; kültürel etkileşimi, iletişimi ve işbirliğini desteklemek amacıyla TÜSİAD’ın girişimiyle Haziran 2009 tarihinde kurulan Paris Boğaziçi Enstitüsü - Institut du Bosphore çalışmalarına hız verdi. Enstitü’nün Türkiye’deki ikinci toplantısında Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinde Fransa ile Türkiye arasındaki karşılıklı kültürel, entelektüel ve ekonomik etkileşimi artırmak amaçlandı. Toplantıya Türk ve Fransız kamuoylarında etkili olan birçok isim katılarak, görüşlerini paylaştı.
 
Bu çalışmaların yanı sıra, Türkiye ile AB arasındaki işbirliğinin, karşılıklı anlayışın ve ortak değerlerin gelişmesine katkıda bulunduğuna inanılan kişi veya kuruluşlara verilen “TÜSİAD Bosphorus Prize for European Understanding” Dış Politika Ödülü, 2010 yılında, Almanya Dış İlişkiler Konseyi ve Arend Oetker Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Alman Sanayi Federasyonu Başkan Yardımcısı Dr. Arend Oetker’e takdim edildi.
 
TÜSİAD, ABD’de düzenlediği faaliyetlere de devam etti. TÜSİAD heyeti, Haziran ayında ABD’yi ziyaret ederek bir dizi temasta bulundu. Washington D.C.’de ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile biraraya geldik. ABD Kongre üyeleri, çeşitli düşünce kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve Türk ve Amerikan basın temsilcileri ile temaslar gerçekleştirdik. Ziyaretler esnasında, iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkiler, küresel finansal kriz ile mücadele, G20 yapısının güçlendirilmesi konuları ile Türkiye’nin ve ABD’nin içinde bulunduğu ortak ittifaklar bağlamında küresel ve bölgesel ölçekte işbirliği anlayışı ele alındı. Bu çerçevede, özellikle Türk-Amerikan ticaret ve yatırım ilişkisini geliştirmek amacıyla, TÜSİAD International bünyesinde “ABD Çalışma Grubu” kurduk.
 
TÜSİAD yıl boyunca yurtiçindeki faaliyetlerine de devam ederek, çok sayıda kenti ziyaret etti. TÜRKONFED ile birlikte Anadolu’nun birçok ilinde “Bölgesel Kalkınma ve İş Dünyasının Rolü” başlıklı bir toplantı serisi düzenlendi. Kalkınma Ajansları ile iş dünyasının gönüllü temsil örgütleri arasındaki işbirliğini güçlendirmeyi hedefleyen toplantılar kapsamında, bölgenin iş insanları ile kalkınma, yerel ihtiyaçlar ve öncelikli proje alanları değerlendirildi. “Bölgesel Kalkınma ve İş Dünyasının Rolü” toplantı serisi kapsamında, Gaziantep, Trabzon, Elazığ, Tunceli, Edirne ve Keşan’da toplantılar gerçekleştirildi. TÜSİAD’ın da içinde bulunduğu TÜRKONFED üyesi dernek ve federasyonlarla işbirliği çerçevesindeki faaliyetlerde aktif yer almayı sürdürdük. Bu kapsamda TÜRKONFED’in Bandırma, Bodrum ve Diyarbakır’da düzenlenen zirve toplantılarında bölgedeki iş insanları ile biraraya geldik.
 
TÜSİAD yıl boyunca, Türkiye’nin yoğun siyasi gündemini de yakından takip ederek gündem ile ilgili görüşlerini düzenli olarak kamuoyu ile paylaştı. Bu kapsamda, anayasa değişiklik paketi, referandum süreci, Kürt sorunu, İstanbulAnadolu sermayesi tartışmaları konusunda görüşler
kamuoyu ile sıklıkla paylaşıldı.
 
Siyasetin yoğun gündeminin içinde hakettiği ilgiyi göremeyen konular da TÜSİAD’ın 2010 yılı çalışmaları çerçevesinde ele alındı. Bu kapsamda, öncelikli olarak iklim değişikliği ile ilgili çalışmalarımıza ağırlık verdik. TÜSİAD bünyesinde oluşturulan özel bir çalışma grubu içerisinde,
TÜSİAD çalışma grupları ve konu ile ilgili uzmanların katılımıyla iklim değişikliği çalışmaları kapsamlı olarak ele alındı. TÜSİAD ayrıca bu yıl Meksika’nın Cancun kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 16. Taraflar Toplantısı’na Türk resmi heyeti içerisinde katılım sağlayarak Türk iş dünyasını temsil etti. Toplantının ardından kamu ve özel sektör kurumları ile zirve sonuçlarını kapsamlı olarak ele alan değerlendirme toplantıları düzenlendi.
 
TÜSİAD iklim değişikliği konusunun yanı sıra, Türkiye’deki demografik fırsat penceresine dikkat çekmek amacıyla konuyla ilgili bir rapor oluşturulmasına katkıda bulundu. TÜSİAD ve UNFPA tarafından hazırlanan, 2050 yılına yönelik nüfus projeksiyonlarını içeren demografi raporu ve demografik eğilimlerin eğitim sistemine etkilerini ele alan eğitim raporu Kasım ayında düzenlenen bir toplantı ile kamuoyuna sunuldu.
 
Teknoloji, kalite ve eDevlet uygulamaları konularında yapılan çalışmaları teşvik etmek amacıyla, Kalite Derneği ile “Kalite”, TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ile “Teknoloji” ödülleri verildi. TÜSİAD, Türkiye Bilişim Vakfı ortaklığıyla düzenlenen e-TR Ödülleri”nin sekizincisi 2010 yılında TBMM’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Çok sayıda siyasetçinin ve kamu kuruluşu temsilcisinin katıldığı törende, eDevlet uygulamaları, inovasyon ve verimlilik arasındaki ilişkinin önemi vurgulandı.
 
Kamuoyunda hukuk devleti bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamak ve genç hukukçuları özgün çalışmalar yapmaya teşvik etmek amacıyla tesis ettiğimiz “En İyi Genç Hukukçu Ödülü” bu yıl da yoğun ilgi gördü. TÜSİAD bir diğer ödülünü ise çevre konusunda sundu. TÜSİAD ve Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye tarafından düzenlenen, Avrupa Birliği Çevre Ödülleri Türkiye Programı’nda çevre dostu politika ve ürünlere öncülük eden şirketler ödüllendirildi.
 
2004 yılında ara veren TÜSİAD’ın “Görüş” dergisi 2010 yılında yeniden yayın hayatına başladı. Büyük ilgiyle karşılanan dergide 2010 yılı içerisinde seçim ve siyasi partiler yasası, ekonomik görünüm, istihdam, dış politikadaki eksen kayması tartışmaları ve kur savaşları kapak konusu olarak ele alındı. TÜSİAD’ın 2010 yılında başlattığı anayasa çalışmaları kapsamındaki ilk yuvarlak masa toplantısı da “Görüş” dergisi aracılığı ile kamuoyuna sunuldu.
 
Gündemin oldukça yoğun olduğu bir yılın ardından, ekonomide, dış politikada ve siyasette yaşanan son gelişmeler, 2011 yılının da kolay bir yıl olmayacağını gösteriyor. TÜSİAD olarak daha önce de ifade ettiğimiz gibi, önümüzdeki dönemde, 2011 seçimlerine kadar iki konuda çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Konulardan birincisi Türkiye’nin uzun vadede daha rekabetçi, verimlilik tabanlı ve kaliteli istihdam yaratacak yeni bir büyüme stratejisine sahip olmasıdır. Diğeri ise Türkiye’nin demokratikleşme projesinin devamı; yeni anayasa ve reformlarla her anlamda hem siyasi hem ekonomik hem sosyal olarak lig atlamasına engel olan demokrasi açığının kapatılmasıdır.
 
Bu konudaki çalışmalarımız sırasında toplumun her kesiminde farkındalık ve katılımı artırmayı amaçlıyoruz. Bu perspektifi ortaya koyarak siyasi iradenin ve tüm siyasi partilerin seçim öncesinde tartışma ve paylaşma ortamına yapıcı bir şekilde katılmalarını teşvik etmek istiyoruz ki seçim sonrası yenilenmiş bir Türkiye vizyonu ortaya çıkabilsin.
 
Küresel düzen, ekonomik ve stratejik boyutlarıyla yeniden şekillenirken, Türkiye bu yeni yapılanmaya yön veren ülkeler arasında olmalıdır.
Bu kategoriden diğerleri: